Picture1

  • Aslında De Stijl terimi 1917 ve 1931 arası etkisini göstermiş bir grup Hollandalı sanatçının çalışmalarını belirtmek için kullanılır.
  • De Stijl aynı zamanda ressam ve eleştirmen Theo van Doesburg`un yayımladığı grubun teorilerini destekleyen bir derginin de adıdır.
  • Görsel sanatlar ve mimarlıkta etkili olmuş
  • Büyük çoğunlukla Hollandalı sanatçıları içermiş Bundan ötürü, yalnızca temel geometrik biçimleri ve ana renkleri kullanan bir biçimlendirme anlayışı öngörmüştür.
  • De Stijl’in biçimlendirmesinden, tasarımından daha önemlisi, gruptaki sanatçıların kendilerine çizdikleri içeriğe dönük hedeflerdi.
  • Sanat gerçekliği yansıtma mecburiyetinde değildi, fakat onlara göre evrenin kanunu olan uyumu göstermesi gerekiyordu. O uyuma ulaşabilmek için soyut biçimlere ihtiyaç vardı: dik çizgilere, açık ve net renklere.
  • Sanat eserleri, sanatçının rastlantısal bir ruh halini yansıtmıyordu, halka temizlik, duruluk, saflığa ve gerçeğe giden yolda rehber oluyordu.
  • Tam Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği karmaşa yıllarında uyuma yönelik bir istek ve arzunun oluşması hiç de şaşırtıcı olmasa gerek.

 

Piet Mondrian, Homage
Piet Mondrian, Homage

DE STIJL AKIMININ AMACI

Endüstri çağının gereklerine uygun , bireysel anlatımı ve ulusal anlayışları yadsıyan tüm toplumlar için ortak bir dil geliştirmektir.

 

RESİMDE DE STIJL AKIMI

Piet Mondrian ,Composition in Brown and Gray
Piet Mondrian ,Composition in Brown and Gray
Piet Mondrian, Tree Series, 1912
Piet Mondrian, Tree Series, 1912
  • De stijl resimde Yeni Plastikcilik(Yeni Plastizm) adıylabilinen akımın savunuculuğunu yapmıştır.
  • Yeni Plastikçilik ‘in amacı;
  • Doğadan bağımsız düzenleme ilkeleri geliştirmek
  • Doğanın belirgin olmayan raslantısal biçimlerinin karşısına düzenli, geometrik yalınlığa sahip ,işlevsel olan biçimler getirmektir.

    

 

 

 

MİMARİDE DE STIJL AKIMI

  • Yapılara birbiriyle dik kesişen kare ya da dikdörtgen yapı öğeleri ve boşluklar egemendir.
  • Biçimlendirmelerin çıkış noktasını, en yalın biçim olarak kabul edilen küp ya da dikdörtgenler prizması oluşturur.
  • Renk kullanımı da yeni bir anlayıştadır,renkler yalnızca birer süsleme öğesi olarak kalmamakta ,mekanı belirleyen önemli birer araç olarak kullanılmaktadır.
  • Saf renkler olmayan doğal gereçler ya da küçük öğelerle daha büyük bir yüzeyi oluşturduğu belli olan tuğla gibi gereçler, yalınlığı zedeleyecekleri gerekçesiyle kullanılmamıştır.
  • Picture6
  • GERRIT RIETVELD
    GERRIT RIETVELD

     

SCHROEDER EVİ
SCHROEDER EVİ

Picture10

P. OUD,Café de Unie in Rotterdam 1925
P. OUD,Café de Unie in Rotterdam 1925
  • De stijl geleneksel mimarlık anlayışına karşı çıkan ve çağdaş mimarlık düşüncelerinin gelişmesine katkıda bulunan önemli akımlardan biridir.*Özellikle dış mekanı iç mekanın bir uzantısı olarak ele alan yaklaşımıyla 1920’lerin sonlarına doğru ağırlık kazanmaya başlayan işlevci mimarlık düşüncelerini hazırlayıcı rol oynamıştır.*Oud ve Rietveld gibi mimarların yapıtları 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan yalın,işlevci mimarlık yaklaşımları üstünde de etkilerini sürdürmüştür.
Neatherland, Roc Mondriaan Laak
Neatherland, Roc Mondriaan Laak

 

TASARIMDA DE STIJL

Picture14

Picture15 Picture16

Picture17

Red blue chair,Gerrit Rietveld
Red blue chair,Gerrit Rietveld

Bu koltuk, De Stijl sanatçı grubunun görsel sanatlarla ilgili olarak ortaya koyduğu gereklilikleri yerine getiriyordu.

Bu sanatçıların gözünde, sadece üç temel renk (kırmızı, mavi ve sarı) ve diğer üç ‘renk olmayanlar’ (siyah, gri ve beyaz) kullanılabilirdi.

Ayrıca bütün çizgiler ve köşeler dik olmalıydı.

 

 

Picture19 Picture20 Picture21

DE STIJL AKIMININ ÖNCÜLERİ

THEO VAN DOESBURG

Picture22

VAN DOESBURG,  hollandalı mimar, ressam ve kuramcı.

1915’te dost olduğu Mondrian ile birlikte 1917’de De Stijl grubunu ve dergisini kurdu ve var gücüyle grubun ve derginin gelişip yaygınlaşması için çalıştı.

1922’de dada eğilimli Mecano dergisini kurdu, kişisel görüşlerini (Grundbeg- riffe der neuen gestaltenden Kunst)Yeni plastik sanatın temel ilkeleri[1925] adlı yapıtında sergiledi ve birbirini dik kesen çizgilere ağırlık veren yeniplastikçiliğin katılığından uzaklaşan “yalıncılık” akımını yarattı

1930’da Somut” sanat dergisinin tek sayısını çıkardı.

Picture23

Picture24

Picture25

Mimarlık alanında Oud ve C. Van Eesteren ile çalıştıktan sonra, Arp ve S. Tâuber-Arp ile birlikte Strasbourg’da Aubette bira fabrikasını düzenledi.

 

PIET MONDRIAN

Picture26

Ailesinin ikinci çocuğu olan Mondrian Hollanda, Amersfoot’ta doğdu. Mondrian sanatla çok erken yaşta tanışmıştır, yetenekli bir resim öğretmeni olan babası ve Hague sanat okulunda öğrenci olan amcası ile birlikte sık sık Gein nehrinin yanında çizim yapmıştır.

Piet Mondrian, Along the Amstel, 1903
Piet Mondrian, Along the Amstel, 1903

1904 yılının Ocak ayında Uden’e yerleşti ve burada arkadaşı Albert van den Briel’le din çalışmalarını yürüttü.  Bu dönemki çalışmalarının çoğu natüralist ya da emperyonist çoğunluklu manzara resimleridir.

Picture28

Mondrian, Paris’te başladığı sadelik çalışmalarmı Amsterdam, Domburg, Scheveningen ve Laren’de ilerletti. Bu yıllarda Tanrı’ya ermişliği ülkü edinen bir öğreti olan ‘’Théosophie’’ye kendini iyice kaptırdı. Kübistlerin aksine, Mondrian hala ruhani ilgilerini, sanatıyla birleştirmeye çabalıyordu. Bu teozof M.H.J. Schoenmaekers’in fikirleri Mondrian’ın sanat anlayışında önemli bir yer tutmaktadır. Mondrian, böylelikle soyut sanat deyimine karşı çıkarak, onun yerine neoplastisizm deyimini getirdi.

1940 larda ise siyah rengi kullanmaktan vazgeçerek bu kafes örgüsünü ufak boyutlu renkli dörtgenleri birbiri ardına dizerek elde etmiş böylece çizginin görevini renge yüklemiştir. Siyah çizgiler tamamen gider ve küçük karelerden oluşan renklendirme dikkat çeker.

Piet Mondrian- Broadway Boogie-Woogie, 1942–1943
Piet Mondrian- Broadway Boogie-Woogie, 1942–1943

*“ Çizgileri ve farklı kombinasyonlarda ki renkleri düz zemin üzerine yansıtarak genel güzelliği en belirgin şekilde ifade etmek için kullanıyorum. Doğa bana ilham kaynağı oluyor beni diğer ressamlarda olduğu gibi farklı bir duygusal pozisyona sokuyor ve bu bana bir şeyler yapmamı tetikliyor. Fakat ben hala varlıkların en basit ve gerçek haline ulaşmak istiyorum ta ki onların özünü bulana kadar.

Enine ve boyuna çizgilerin hesaplamayla olmayan onun yerine farkındalık ile yaratılarak estetiğin en basit halinin uyumunu yansıtacağına inanıyorum ve bu uyum renkler eklenerek gerçek kadar güçlü bir sanat eseri haline getirilebilir.”

GERRIT RIETVELD

Picture30

1888 yılında Hollanda’ da doğdu. Mimarlık bölümü mezunu olan Gerrit Rietveld,De Stijil olarak bilinen Hollanda’daki sanat akımının öncülerindendir.

Her şeyin dikey ve yatay  çizgilere indirgenebileceğine inanan bir grup sanatçı ve tasarımcı 1917 yılında bu akımın hayalini kuruyordu.

İfade için sadece kırmızı, sarı, mavi, siyah, gri ve beyaz renklerin yeterli olduğunu  ve dekorasyonun aslında bir no-no ( olumsuz) olduğunu savunuyorlardı. Bu fikir üzerine Rietveld, 1918 yılında tamamen düz çizgilere sahip olan ana renklerden oluşan Red/Blue adlı ahşap bir koltuk tasarladı.

Picture32 Picture31

1924 Utrecht Hollanda Vreeburg Sineması
1924 Utrecht Hollanda
Vreeburg Sineması

 

Zigzag Chair
Zigzag Chair

Picture35

 

Rietveld’in çoğu tasarımı sadece kağıt üzerinde kalmasına rağmen, 1927 yılında yaptığı demir konstrüksiyonlu Bow ve yekpare ahşap malzemeden üretilen Zig zag koltukları, en ses getiren tasarımları arasındadır.Sevdikleri Rockfeller Center, Sevmedikleri Konfor hakkında geleneksel fikirler olan Rietveld 1964 yılında Utrecht de öldü.