Ekspresyonizm ( dışavurumculuk )  nedir?

Picture1

  • ›Dışavurumculuk doğanın olduğu gibi temsili yerine duyguların ve iç dünyanın ön plana çıkarıldığı 20.yy sanat akımıdır.›
  • ›Politik istikrarsızlık ve ekonomik çöküntü ortamında Almanya’da pozitivizm natüralizm ve empresyonizme karşı ortaya çıkmıştır.

Picture2

  • ›19.yy gerçeklik ve idealizmine karşı anti-natüralist öznelliğe sahip bakış açısı içerir.
  • ›Empresyonistlerin uçuşkan algısına ve realistlerle natüralistlerin doğayı gerçeğe uygun gözlemlerine karşıt olarak ekspresyonistler daha çok sanatsal ifadeyi amaçlar.
  • Dışavurumcu sanatın amacı sanatçının duyguları ve iç dünyasını renk, çizgi, düzlem ve kütle aracılığıyla dışa vurmasıdır.

Picture3

  • ›Bu duyguları daha iyi yansıtabilmek için sanatçı geleneksel kuralların dışına çıkarak gerçeğin biçimini bozma yöntemini kullanır.
  • ›Tez olarak tabiatın insan ruhuna göre anlatımını savunur. Bu yüzden insan ruhu birinci, tabiat ikinci plandadır.
  • ›Şekiller daha yalınlaşmıştır ve kullanılan renkler daha saflaşmıştır, sanatçının öznel mesajı ön plana çıkmıştır.
  • ›Ekspresyonizm sanatçının ruhsal yapısının bir kesitini, fiziksel heyecanı , zihnin umutsuzluğunu resme yansıtan ve bu duygularda renk düzeninde oluşturulan keskin zıtlıklarla vermeye çalışan bir akımdır.
  • ›Bu akımı ‘‘ insanların gizli yönlerini açığa vuran bir anlatım’’ olarak da açıklayabiliriz.
  • ›Ekspresyonizme göre sanatçının görevi dış dünyanın anlamsızlığına, ruhsuzluğuna  süretii bir atılışla  anlam kazandırmaktır.

Picture4

  • ›İyi bir sanatçı bir nesneyi tüm somut ilişkilerinden ayırmak, onu çıplak ve yalnız olarak, bireysel zihnin katışıksız bir ürünü olarak incelemek durumundadır.
  • ›Sanatçının kendi öz sezişini anlatım olarak adlandırır.
  • ›Özellikle resim alanında kendini gösteren bir sanat anlayışıdır.
  • ›Batı dünyasındaki haksızlık ve zulümlere karşı subjektif ve hissi bir dünya görüşüne dayanan ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde ortaya çıkan sanat eğilimi olarak önce resim sanatında ortaya çıkan dışavurumculuk daha sonra diğer sanat dallarına da  sıçrar.

Picture5

  • ›1900-1935 yılları arasında gelişe akım doğayı ve toplumu nesnel bir bakış açısıyla betimlemeye karşı çıkarak, öznel ya da içsel gerçeğin yansıtılmasını savunmuştur.
  • ›Özellikle Almanya’da  sanat dallarının hepsinde etkili olan akım hem sanatta hem de toplumda kabul edilmiş biçim ve geleneklere bir başkaldırı niteliği taşımaktadır.
  • ›Akım, özellikle yaratıcı, yetenekli sanatçılara yeni bir düzenin ve yeni bir insanın yaratılmasında öncülük yapma gibi ince bir görev yüklenmiştir.

Picture6

  • ›Bazı araştırmacılar bu kavramın ilk olarak Almanya’da Wilhem WORRINGER tarafından 1911’de ; bazıları da Pauk CASSIER  tarafından 1910’da kullanıldığını iddaa etmektedir.
  • ›Ancak dışavurumculuğun mantığı söz konusu terimin kullanılmasından önce de sanatta kullanılmıştır.
  • ›Örneğin İspanya’ da ressam El GRECO ve alman rönesans ressamı  Mathias GRUNEWALD

 

Ekspresyonizmin Dışavurumculuk kelime anlamı nedir?

  • ›Kelimenin kökenine baktığımızda Latince ‘expressio’, ‘exprimere’ sözcüklerinden gelmektedir.
  • ›Sözcüğün sıfat biçimi olan expressiv, dilimize ‘ifadecilik,ifadeci,ifade ağırlıklı’ olarak çevrilebilir.
  • ›Ancak sözcük diğer yandan insanın içinde yer alan bir takım gizli kalmış duygu ve düşünceleri ‘açığa çıkartma’ , ‘dışa vurma’ anlamlarını da içermektedir
  • ›Bu durumda sözcüğü dilimizde dışavurumculuk olarak karşılamak gerekiyor.

 

Ekspresyonizmin ( Dışavurumculuk ) Tarihçesi

  • ›Bu akımın ilk belirtileri 19. yüzyılın sonlarında Van Gogh,Munch,Ensor ve Toulouse-Lautrec ‘ in bazı eserlerinde görüldü.
  • ›Bu sanatçıların resim ve gravürlerindeki ayırt edici özelliği; renklerin gerçekdışılığı,çarpıtmalar,insan yüzünün ve manzaraların dikkat çekici bir stilizasyonla verilmesi oldu.
  • ›O dönemin Berlin’deki sanat ortamında ekspresyonizmle fovizm, kübizm ve fütürizm arasında pek çok ilişki vardı.
  • ›Ekspresyonizm 1920’lerin ortalarında sönmeye başladı; 1933’te Naziler iktidara geldikten sonra ise bu akım içinde yer alan eserlerin çoğu yoz sanat ürünleri olarak damgalandı.Hatta yayınlar ve oyunlar yasaklandı.
  • ›Bunun üzerine bu akımda yer alanların büyük bir kısmı Almanya dışına (özellikle ABD’ye)  gittiler.

 

Ekspresyonizmin – Dışavurumculuk Genel Özellikleri

Picture8

Picture7

  • ›Bireysel duruşlarıyla nevi şahsına münhasırlar hareketidir.
  • ›İnsanın iç dünyasına ait duygularını, yani ruhsal durumlarını anlatmak esastır.
  • ›Ekspresyonistler kendi iç dünyalarına yöneldiklerinden iç gözleme büyük önem vermişlerdir.
  • ›Dış alemin anlamsızlığına ruh ve anlam kazandırmayı düşünmüşlerdir.
  • ›Ekspresyonistler, sanatçının görevinin , insanın öz derinliğine inmek olduğunu ve özün kavranması için de aklın kontrolünde olmamak gerektiğini belirtmişlerdir.
  • ›Bu akımda çelişmelerin ruhsal durumu, bozguncu renkler, garip biçimlerle haykırış yer alır.
  • ›Bozulmuş çizgi ve şekiller, abartı renkleri ile duygusal bir iz bırakmayı hedefler.

Ekspresyonizmin Karşı Olduğu Akımlar ,Fikirler Ve Sebepleri

  • ›Dışavurumculuk natüralizme karşı çıkarken şu sebebi ortaya atmıştır:Natüralizm ,sanatı bilimsel kadercilikle ya da görünenle sınırlar. Realist bakış açısına bu akımda yer yoktur.
  • ›Empresyonizm akımına karşı çıkması ise empresyonizm yani izlenimcilikte sanatkarlar, hayatın sunduğu konuları işleyip şekil vermemiştir.Ekspresyonizmin karşı çıktığı nokta budur.An’ın geçici izlenimlerini esas alan, gösterişli ama gözden yoksun dış yüzeyler sunan, kendilerini besleyen toplumun şeytaniliğini gizleyen izlenimci sanat ve edebiyata karşıdır.
  • ›Sanayi çağına karşı çıkması, bu çağın hayatı manasızlaştırması veya bütünüyle maddileştirmesidir.Sanayi toplumun bayağı dünyası iskelet gibi ve suni yapılar çıkarıyordu,bu yanlıştı ekspresyonizme göre.

    ›

Ekspresyonist Mimarlıkta Tasarım Süreci

Picture9

  • ›Ekspresyonizmin sanattaki en önemli üç kategoriden birisi olduğunu (diğerleri realizm ve idealizm) ifade ederek  Herbert Read en genel şekliyle şöyle tanımlar:
  • ›‘İçimizdeki duyguların dışa vurması ‘
  • ›‘‘Sanatta insanlar iki yoldan yükselmek isterler.Birincisi diğerlerinin de yapmış olduklarını dikkatlke kullanmaktır,sanatçı onların eserlerini taklit eder veya çeşitli güzelliklerini seçip birleştirir.İkincisi de  sanatın en temel kaynağındaki –doğadaki- mükemmeliği araştırır.
  • Picture10
  • › İlkinde resimler üzerine çalışarak bir üslup çıkarır, taklitçi veya toplayıcı(eklektik) bir sanat meydana gelir.
  • ›İkincisinde ise doğayı yakından incelemekle onda da o zamana kadar görülmemiş güzellikleri bulur,böylece yepyeni bir üslup doğar.
  • ›Birincisinde gözün alıştığı şeyler tekrarlandığından sonuçlar çabuk kavranıp,değerlendirilir.
  • ›Buna karşılık ikinci yolu seçen sanatçının ilerlemesi yavaş olacaktır.Çünkü alışılan yoldan ayrılan nedir,bunu kestirmek veya yeni çalışmaları doğru değerlendirmek herkesin harcı değildir ve bu daha uzun zaman alır.
  • Ünlü ingiliz resssamı John Constable sanatçının önünde iki yol olduğunu söyler;
  • ›->Birinci yolu seçen sanatçı kendinden önce denenmiş üslupları kullanır ve sonuçta da geleneksel, bilinen, denenmiş şemalarla bir eser ortaya koyar.Dolayısıyla tehlikesiz ve emin bir yol seçiş olur, buna akademizm ve eklektizm denilir.
  • ›->İkinci yol ise zor bir yoldur.Burada sanatçı yeni,denenmemiş,özgün eserler yaratma çabasındadır.Sonuçta başarı derecesinin ne olacağı belli değildir,dolayısıyla tehlikeli bir yoldur.Bunu seçen sanatçıda farklı olma kaygısı vardır,yenilikçidir.Bunu da maniyerizm olarak adlandırabilir.

›Taklitçi ya da eklektik mimarlık örnekleri

  • Buckigham Saryı,Londra (1846)
  • Parlamento Binası, Londra(1840-65)
  • Tempietto, Roma (1503)
  • Anıtkabir, Ankara
  • Almanya Elçiliği, Ankara
  • Şark Kahvesi, İstanbul(1950)

 

Buckigham Saryı,Londra (1846)
Buckigham Saryı,Londra (1846)
Parlamento Binası, Londra(1840-65)
Parlamento Binası, Londra(1840-65)

 

Tempietto Binası
Tempietto Binası
Anıtkabir, Ankara
Anıtkabir, Ankara
Almanya Elçiliği, Ankara
Almanya Elçiliği, Ankara

 

Maniyerizm ve Ekspresyonizm ( Dışavurumculuk) Örnekleri

  • Şair Paul Scheerbart’ a ait bir çizim (1863-1915)
  • Saarinen iki büyük eser kazandırmıştır.Kendi eseri olan T.W.A. Terminal Binası ve Utzon’un Sydney Opera Binası
  • Frank Lloyd Wright –Fallingwater(Şelale Evi),(1867-1959)
  • Guggenheim Müzesi(1943-1949)
Saarinen T.W.A
Saarinen T.W.A
Frank Lloyd Wright-Fallingwater
Frank Lloyd Wright-Fallingwater
Guggenheim Müzesi
Guggenheim Müzesi

Frank Lloyd Wright der ki:

›‘Mimarlık, insan ruhuna şiirsel bir şekilde hitap eder; her büyük mimar zorunlu olarak büyük bir şairdir.Mimarlık yapılamaz, mimarlık doğar’

›Diğer bir deyişle birinci yol ile akademizm ve eklektizm yöntemi ile mimarlık yapılan bir süreç sergilerken, ikinci yol ile mimarlık-sanat eseri bir yaratış-doğuş süreci sergiler.(form verme form yaratma)

›İşte eksperyonist kısımda yer alacak eserler sadece ikinci kısımda bulunurlar.

›Sanatta ifade esastır,öyle bir niteliktir ki onsuz bir sanat eseri düşünülemez.Ekspresyonist bir eser ise bize duygusal yönden çok güçlü mesajlar verir.

›Ekspresyonist mimarlık sürecinde belirgin olan özellik, eserin tümdengelim yöntemiyle meydana gelmesidir.

›Aristoteles’ten bu yana uygulanmakta olan tümevarım(inductio) ve tümdengelim(deductio) bilimsel yöntemlerini Bülent Özer mimarlığa uygulamıştır.

›Artık bu tür yaklaşımlarda mimar yapısının bitmiş formuna daha baştan karar vermiş tir fakat bu tümdengelim yöntemiyle bulunan her sonuç ekspresyonist değildir.

›Örneğin ; Ludwig Mies Van Der Rohe nin yaşlılık çağlarında ortaya koyduğu Cam Kutuları gibi

›Ekspresyonist mimarlıktaki diğer bir özellik ise ‘sonuç-form’un ‘‘Dış’tan İç’e’’ doğru bir yaklaşımla elde edilmesidir.

›Le Corbusier ünlü eseri olan Yeni Bir Mimariye Doğru (Vers Une Architecture Towards A New Architecture) adlı kitabında Dış’ın bir İç’in sonucu olduğunu ifade etmiştir.

Ekspresyonist Mimarlığın Nitelikleri

  • ›İrrasyonel, duygusal ifade ile yüklü, ilginç ve çarpıcı dolayısıyla orijinal, yeni tek defaya mahsus, tekrar ve taklit edilemeyen
  • ›Kendine özgü dili, hayatı ve güçlü duygusal etkisi olan
  • ›İmajı derhal bellekte yer eden, unutulamayan, mimari ölçekte ve genelde dinamik bir heykel gibi olan
  • ›Duygusal gücü tek, ani, dayanılmaz ve evrensel olan
  • ›‘Öz’ de ne ise ‘biçim’de onu anlatan
  • ›Sadece akıl ile anlaşılamayan fakat özel bir estetik algı ile beraber kavranabilen formlar ekspresyonisttir.
Sydney Opera Binası
Sydney Opera Binası

›Ekspresyonist akımda dıştan bir yaklaşımın belirgin olduğundan bahsetmiştik.Erich Mendesohn ‘un, Hans Scharoun’un Bruno Tault’un vb birçok eskiz çizimleri bunu kanıtlar.

RESİM 

Picture20

  • ›1905 yılı yeni bir ressam kuşağının doğuşuna tanık oldu.Paris’te sonbahar Salon’unda bir grup,Henri Matisse çevresinde kurulan bir sergi düzenledi. Üslüplarının çıplak yalınlığı ve parlak renk karşıtlıklarından (kontrstlarından) yapılmış olmaları nedeniyle, sergilenen bu resimler halkı ürküttü. En alışılagelmiş üslüpta yapılmış olan bir çocuk büstü, Matisse ,Marquet, Mangun, Camoin, van Dongen, Friesz , Puy, Vlaminck ve Derain’in sergilenen bu resimleri arasında duruyordu; bunu gören eleştirmen Louis Vauxcelles şu sözleri söylemeden edemedi:‘‘Fovların (vahşiler) arasında bir Donetello’’. İşte Fovlar(Yabanıllar ve Vahşiler)sözcüğü böyle doğdu ve kısa süre içinde öteki Fransız olmayan sanatçılar tarafından da benimsendi.Kandinsky ve Jawlensky ise kendi yapıtlarını aynı sergide göstererek, doğrudan doğruya bu işin içine girmişler ve Fransız ressamları ile aynı amaçlara yönelmişlerdi

dışavurumculuk

  • ›O sıralarda, mimarlık öğrencilerinden oluşan bir grup, Die Brücke(Köprü) olarak bilinen ve esin kaynağı olarak Fovları aynı örneklerle (Van Gogh, Gaugin, Seurat) bakan bir sanatçı çevresi oluşturdular.
  • ›Empresyonizmin simgelediği geleneksel gerçek kavramına karşı gösterdikleri hoşnutsuzluk, bu yeni kuşağın niteliğini belirtmektedir. Bu sanatçılar, dış görünüşlerin betimlemesinin gerçeğin yalnız bir yüzünü içerdiğini, nesnelerin ruhuna inmediğini biliyorlardı. Onlar hem gözlemledikleri nesnenin en ince ayrıntısına değin çözümlenmesinin, hem de düşünsel işlemlerin betimlenmesinin, varlığın tümünü anlatmakta yetersiz kaldığını anlamışlardı.
  • ›Matisse buna şöyle bir çıkar yol buldu.‘‘Herşeyden önce ulaşmak istediğim şey dışavurumdur. Dışavurum bence bir yüzü birdenbire canlandıran veya kendini şiddetli bir harekette göstern çoşkuda değil, herhangi bir resmin tümel örgütlenmesindedir. Nesnelerin kapladıkları mekan, bunların çevresindeki boşluk ve oranlar, hepsinin bu konuda payı vardır. Rengin başlıca amacı dışavuruma olabildiğince yardım etmektir’’.

Picture22

  • ›Empresyonistlerin uçuşkan algısına ve realistlerle naturalistlerin doğayı gerçeğe uygun gözlemlerine karşıt olarak ekspresyonistler daha çok sanatsal ifadeyi amaçladılar. Şekiller daha yalınlaştı ve kullanılan renkler daha saflaştı, sanatçının öznel mesajı önplana çıkarıldı.
  • ›Ekspresyonist ( dışavurumculuk ) akım iki merkezde oluştu. Dresden’de “Die Brücke” [Köprü] akımı 1905’te ortaya çıktı. Bu akımın temsilcileri arasında bulunan Heckel, Kirchner, Schmidt-Rottluff, Pechstein, Nolde ve Müller gibi sanatçılar zengin kontrastlı renk yüzeylerinin karşıtlığını vurguluyorlardı.
  • ›İkinci ekspresyonist grup ise 1911 yılında Münih’te “Der Blaue Reiter [Mavi Atlı] adı altında bir araya geldiler. Grubun temsilcileri arasında Kandinsky, Marc, Münter, Klee, Kubin, Macke, Jawlensky ve Feininger bulunuyordu. Bu sanatçılar daha çok tinsel ifadeyle ilgileniyorlar ve aynı zamanda da sinestezi ilkesini izliyorlardı.
  • Ekspresyonist sanatçılarda ortak olarak görülen şey şekillerin geometrikleştirilmesi ve renklere kendi meşruiyetlerinin verilmesiydi. Bunun yanısıra ekpresyonistler ağaçbaskı tekniğini kullanarak resimler yaptılar. Narin malzeme kaba ve inceliksiz bir şekilde işlenmeyi gerektiriyordu ve bu da ekspresyonizme çok iyi uyuyordu.

Picture23

Picture24

  • ›Ekspresyonist bir sanat eserini yorumlarken çizgilerin, renklerin kullanımına dikkat edilmelidir. Sivri keskin çizgiler, kırmızı ve tonları öfkeyi ön plana çıkarırken, dairesel oluşumlar, mavi ve tonları daha çok sakinliği vurgular.
Edward Munch'un Çığlık tablosu
Edward Munch’un Çığlık tablosu
  • ›Edward Munch’un Çığlık tablosu Bozulmuş çizgiler, şekiller ve abartılı renklerle sanatçının duygusal dünyasını aktarmayı hedefler. 19. yüzyıl gerçekçilik ve idealizmine karşıt anti-natüralist öznelliğe sahip bir bakış açısı içerir.
  • ›Edward Munch’un Çığlık adlı tablosu, bunun belirgin bir örneğidir.

›Ekspresyonizmin kurucusu: Van Gogh

Van Gogh
Van Gogh

›Van Gogh modern ve demokratik resmin öncülerindendir. Toplam 800 resim yapmış olan Van Gogh, ömrünün son 70 gününde 70 resim yapmıştır.

Picture27

Picture28

  • ›Resimlerdeki demokratikleşmenin ilk önemli resimleri olarak, 19. yüzyılda Gustave Coubert’in “Taş Kırıcılar”ı ve Edvard Munch’ın “Çığlık”ığını sayabiliriz. Van Gogh ilk resimlerinden itibaren günlük yaşamla ilgilendi ama 1881’de Fransa’da Provence’de parlak renkleri keşfetmesi ile birlikte resminde bir sıçrama oldu. Yıldızlı Geceler, Cypresses, Ayçiçekleri gibi resimleri ile ekspresyonist resmin öncüsü oldu. Oluşturduğu resim ekolü nedeniyle sık sık deli olduğu söylendi. Oysa, Van Gogh kapitalist bir toplumda resim yapıyordu. Yani zor, çok zor bir iş yapıyordu.
  • ›O güne kadar sadece aristokrasinin, onların yaşamının, savaşlarının, entrikalarının resimleri yapılırken; Van Gogh ilk kez köylülerin, dokumacıların resimlerini yapmıştır. Kendisini, dağları ve doğayı resimlerine yansıtırken ayakkabılarının, mahallesindeki postacının, Joseph Roulin’in de resmini yapmış. Van Gogh’un resmi günlük yaşamı yansıtır. Belki de en güzel resimlerinden birisi tek başına duran bir sandalyenin resmidir.

Picture29 Picture30

Heykel

Picture31 Picture32

Heykel

Picture33

  • ›Gerçekte, öteki sanat biçimlerinde olduğu gibi, heykelde de ekspresyonizm, sınırları kesin olmayan bir terimdir. Ekspresyonizm ,ya zamanın genel havasının ürünü olarak görülür, ki bu durumda Archipenko’dan Picasso’ya ve Arp’dan Henry Moore’a değin tüm modern akımlar onun bir bölümünü oluştururlar, ya da öteki akımlardan ayrılan belirgin belirgin özelliklere sahip olarak görünür.

Picture34

  • ›Ekspresyonizmin tanımında, gerçeğinden saptırılmış, soyut, ama yine de sanatçının içsel yaratma gereksinmesi duygusuna yakından bağlı biçimlerin yoğun anlatımını kapsar. Bugün dünyadaki hemen hemen tüm sanat eleştirmenlerince kabul edilen bu tanım, sanatçının içten gelen yaratma gereksinimini ve heykelin bir plastik sanat olarak ortaya çıkardığı koşullardan kaynaklanan bir çarpıtma ile(Kübizm buna bir örnektir); bir iç atılımla gelen bir anlık yaratıcı işlem olarak dışa vurulan dürtü sonucu oluşan çarpıtma arasında bir ayrım yapar.

aa        ss

Archipenko Alexander (1887-1964)  
Kübizmden soyut Ekspresyonizme geçti, klasik heykelin ağır hacimleri yerine,dişavurumsal sade biçimleri kullandı.

 

Dışavurumculuk’da SİNEMA

                                                                                                                          › Picture35            Picture36

  • ›Film sanatı alanında da, çok zaman Alman Dışavurumculuğu adı ile anılan bir ekpresiyonist film sanatı akımı bulunmaktadır. Bu filmlerin ana özellikleri gerçek-dışı ve çoğunlukla absürd dekorlar, çarpıtılmış perspektifler, ışığın ve gölgelerin abartılı kullanımıdır.

Picture37

  • ›Edward Scissorhands (1990, Tim Burton)›Tim Burton sinemasının derinliklerde etkisini en çok hissedeceğiniz akımdır ekspresyonizm. Mekan, kostüm kullanımı ve gotik stili Burton’ın bu akımla kurduğu görsel ilişkinin en belirgin imlerini oluştururken sessiz dönemin canavar filmlerine duyduğu aşk da sık sık karakterlerine yansır.›Yönetmen bu filminde, onu tamamlamak üzereyken hayata veda eden yaratıcısının ardından makas elleriyle kalakalan Frankenstein güzellemesi Edward’ı anlatır. Edward şatosuna gelen bir satıcının ardından banliyöde yaşamaya başlayınca Burton ilham kanallarını Amerikan banliyösünde geçen kendi çocukluğuna bağlar. Yüzeysel ilişkilere ve sömürüye dayalı dünyada kendisine yer olmadığını üzücü deneyimler sonucunda idrak eden Edward, artık acıyla ve aşkla dolu olan kalbiyle virane şatosunun yolunu tutar.
Picture38
›Der Student von Prague (Stellen Rye – Paul Wegener, 1913)›I
  •  ›Der Student von Prague (Stellen Rye – Paul Wegener, 1913)›I. Dünya Savaşı’nın hemen akabinde karakteristik özelliklerini oturtan Dışavurumcu Alman Sineması’nın gelişini öncülleyen Der Student von Prague, akımın en bilinen biçimsel özelliklerini tam olarak ihtiva etmese de içerik bakımından akımın en temel filmleriyle önemli benzerlikler gösterir.
Picture39
Nosferatu, eine Symphonie des Grauens (F.W. Murnau, 1922)
  •  Nosferatu, eine Symphonie des Grauens (F.W. Murnau, 1922)›F.W. Murnau’nun çektiği ve yine korku sinemasının başyapıtlarından kabul edilen Nosferatu, Bram Stoker’in Dracula’sının özgün bir uyarlaması. Film, tıpkı romanındaki gibi dram içerse de hikaye boyunca gerilim hep ön plandadır. Nosferatu’nun en çarpıcı yanı, korku öğesi olarak gölgerleri bolca kullanması ve Kont Orlok’un bazı sahnelerde yalnızca gölge olarak görünmesidir.

Picture40     Picture41

Dışavurumculuk’da EDEBİYAT

  • ›Fransız Kafka tarafından Almanca yazılmış eserler çok kere dışsavurumcu olarak isimlendirilmektedir.
  • ›Dışavurumculuk akımının açıklamalarından birtanesi de bireysel duruşlarıyla nevi şahsına münhasırlar hareketidir.
  • ›Yiğit Tuncay : ‘İnsanın gerçeklikten soyutlanmış,edilgen ve çağresizliğini yansıtan türden edebiyat eserlerinin yazıldığı bir dönemdir bu.Erotizm, bunalımın,hastalığın, ölümünün ve gerçekliğin yerine hayal dünyasının ağır bastığı soyutlamlarla kendini anlatmaya çalışan sanatçıların çokluğu kaçınılmaz olmuştur.Bunun yanı sıra,politize olmuş,kralı,militarizmi ve burjuvaları elştiren anarşist fikirler de edebiyata girmeye başlamışlardır.

Dışavurumcu şiirde büyük gelişme gösteren sanatçılar;

  • Georg Trakl
  • Georg Heym
  • Ernst Stadler
  • Gottfried Benn
  • August Stramm

Dışavurumculuk’da TİYATRO

  • ›İlk dışavurumcu tiyatro eserinin 1909 da Oscar Kokoschka’nın yazdığı  Cinayet Kadınlar İçin Umut ‘ kabul edilir.
  • ›Alman tiyatrosuna odaklanan ekspresyonist tiyatro akımı ortaya çıkmıştır.
  • ›Bunlardan en tanınmışları;
  •  Georg Kaiser
  • Ernst Toller
  • Reinhard Sorge
  • Hans Hennry  Jahnn

Kaynaklar;

  • ›Lionel Richard, Ekspresyonizm Sanat Ansiklopedisi, Gazi Üniversitesi Kütüphanesi
  • ›
  • ›https://tr.wikipedia.org/wiki/Dışavurumculuk
  • ›
  • ›ekspresyonizm.nedir.org/
  • ›
  • ›www.bilgiustam.com/ekspresyonizm-disavurumculuk-nedir
  • ›
  • ›http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/182-resimde_ekspresyonizm.html