KONSTRÜKTİVİZM  (YAPIMCILIK)

KONSTRÜKTİVİZM NEDİR?

ž     20. yy.ın ikinci on yıllık süresi içinde aktif olan önemli bir sanat hareketidir. Hareket Rusya’da doğmuş ve Ekim devrimine müteakiben etkinlik göstermiştir. Resim, heykel ve mimari alanlarında egemen olmuştur. Genelde çağdaş malzemeleri kullanan ve geometrik kompozisyon anlayışını benimseyen bir tutumdur. Konstrüktivizm, geçmişle tüm bağlarını koparmış, endüstriyel malzeme ve teknikleri yücelten bir biçimlendirme çabası içinde olmuştur.

ž   Vladimir Tatlin’in soyut-geometrik resim kabartmalarıyla başlattığı, ikiside heykeltraş olan Naum Gabo ve Antoine Pevsner kardeşler tarafından geliştirilmiş olup, ilke ve amaçları 1920 yılında «Realist Manifesto» (Gerçekçi Bildirge) adı altına açıklanmıştır.

Realist Manifesto

  • Sanat gerçek yaşama yanıt vermek üzere iki temel öğeye dayanır: zaman ve mekan.
  •  Hacim mekanın tek anlatımı değildir.
  • Gerçek zamanın anlatımı, statik ritimler dışında, kinetik ve dinamik ritimler gerektirir.
  • Kütlenin ve mekanın hacmi somut ve ölçülebilir iki ayrı malzemedir.
  • Mekan yapının bütünleyici parçası durumundadır.
  • Yeni biçimler bulmak için, sanat taklitçi olmaktan kurtulmalıdır.

KONSTRÜKTİVİZM AMACI

  • žSanatta devrimi amaçlamışlardır.
  • žYeni doğan bu dünya düzeni içerisinde sanatçının bir mühendis ve bir bilim adamı olduğunu kabul eden bu harekete bağlı sanatçılar yeni kurulmakta olan bir düzenin yeni kurallara ihtiyaç duyduğuna inanmaktadır.
  • žBurjuva ön yargılarına şiddetle karşı çıkan konstrüktivistler sanat için sanat fikri, gerçeğin yorumu ve tasviri anlayışına da tepki göstermektedirler.
  • žMateryalist tavrı yeni bilimsel ve materyal biçimlerde belirlemeye çalışarak toplumsal olarak faydalı ve kullanılabilir şeylerin yeni biçimlerin kaynağı olduğunu kabul ederlerdi.
  • žToplumu ve sanatı bütünleştirme çabasında makine ve insan bilinci zamanlarını yansıtacak güçte olup 20. yy.’ın değişen şartlarına uygun bir estetik yaratmak istiyorlardı.
  • žYapımcı sanatçılar, resim ya da heykel oluşturmak yerine mekan içinde yapım oluşturmayı amaçlarlar.
  • žResimde geometrik biçimler arasındaki biçimleri araştırır. Heykelde kitle ile boşluk arasındaki oranlarla estetik bir etkiye ulaşmak ister. Mimarlıkta biçim-işlev-yapımdan yapımın vurgulandığı bir görünüm alır.

žKONSTRÜKTİVİZM ÖZELLİKLERİ 

  • žGeleneksel görsel sanat, resim, heykel ve mimari olmak üzere üç tipik biçime ayrılacak olursa, orta kontra rölyefi, oylumlu konstrüksiyonlar ve ‘uzamsal resim’ lerin bu üç biçimi birleştirmeye çalıştıkları söylenebilir.
  • žBunlarda sanatçı maddi kütlelerin yapısındaki mimariyi, bu kütlelerin oylumlu yapısallığını(heykel) ve renk, doku ve kompozisyon bakımından ifade ediciliğini (resim) bir araya getirir. Bu konstrüksiyonlarda sanatçı, gerçekliği yeniden üretmeyip nesneyi tümüyle kendi kendisine yeterli bir değer olarak öne çıkardığı için, kendini betimsel yanılsamadan tamamen kurtulmuş sayıyor gibidir.Picture1
  • žYapımcı sanatçılar, eğik, çapraz düzenleme ve yerleştirmeler kullanarak yapıtlarında gerilimi yüksek bir hareketlilik etkisi yaratmışlardır. Yapımcılık, heykelde geleneksellik yerine çeşitli madenler, cam, plastik ve naylon gibi teknoloji çağının malzemeleri ile kimi endüstriyel üretim yöntemlerini kullanmalarıyla yenilik getirmişlerdir.
  • žYapımcılık 1921’den sonra, Rusya’da ”salt sanat”a karşı ”üretim sanatı”nı savunan Tatlin ve arkadaşlarının çağdaş malzemelerin nitelik, estetik ve kullanım olanaklarına ağırlık veren ”malzemenin kültürü” öğretisini tanımlamak amacıyla kullanılmaya başladı.
  • žKonstrüktivizm, bütün temel-kuramsal yapılanmasına, eğitim kurumlarında ve sanatçı çevrelerinde yaygınlık kazanmasına karşın tam anlamıyla bir akım kimliğine bürünemedi. Daha çok, yeni ve kalıcı yöntemler getiren bir anlayış sayıldı. Konstrüktivizmin yaygınlaşmaması sonucunda, sanatçılar gittikleri ülkelerde bu akımı uygulamaya çalışmışlardır. Böylece sanat ve mimarlık akımları etkilemişlerdir.

Picture2

Picture3

  • žÇizim alanında birçok afiş tasarımında örneklerine rastlanan Konstrüktivizm, 1980’li yılların sonuna doğru ortaya çıkan post-modern mimari akım “Dekonstrüktivizm”in gelişmesinde de etkili olmuştur.
  •     En önemli sanatçıları endüstriyel desen, ahşap, metal ve seramikle birlikte film ve tiyatro ile uğrasan Vladimir Tatlin; tipografi, poster, fotoğraf ve film ile uğraşan Alexander Rodchenko; mimari ve iç dekorasyonla uğraşan El Lissitzky ve insan duygularını şekillendiren psikolojik fenomen ve iç fenomenlere eğilen Naum Gabo olmuştur.

žVLADIMIR TATLIN

Picture4

žRus ressam, mimar, heykelci ve kuramcı. 1920’li yılların konstrüktivizm akımını başlatanlardan biridir

Picture5

žİlk “resimsel kabartmalar” ya da “karşı kabartmalar” 1914’te ortaya çıktı: resimden yola çıkarak ve ağaç, metal, cam, yalancı mermer, karton gibi gereçlerin yüzeyini çeşitli yöntemlerle işleyerek “heykel tablolar” gerçekleştirdi.

ž1911-1913 arasında yenilikçi üslubun ağır bastığı figüratif resimler yaptı. Bu yapıtlarda belirgin çizgiler ve özlü bir yapının yanı sıra heykelsiliğe doğru bir eğilim gözlenir.

žHeykel yapımına mühendislik tekniklerini uygulamaya çalışan bir grup Moskovalı sanatçıya önderlik etti. Bu grubun benimsediği anlayış bir süre sonra yapımcılık (konstrüktivizm) olarak bilinen akıma dönüştü.

žWassily Kandinsky’nin “salt sanat” kuramını savunan Kazimir Maleviç’le büyük bir çatışmaya girdi; kısa sürede enstitünün ilkeleri üzerinde köklü değişiklikler gerçekleştirerek “üretimci sanat” ilkelerini yerleştirdi ve yapımcılığın gelişmesinde önemli rol oynadı.

Picture8

ž1919’da, güzel sanatlar bakanlığının siparişi üzerine III. Enternasyonal için gerçekleştirilecek anıtın tasarımıyla ilgili çalışmalara başladı. Bir proje olarak kalan 3. Enternasyonale anıtı sanat tarihi içerisinde bu akıma bağlı olarak şekillenen en ilginç eser Geleceğe donuk eser olarak da ünlenen bu eser uzay çağı dinamizmine uygun bir düşüncenin ürünü olup masif bir spiral olarak teşkilatlandırılmıştı. İçinde bir silindir, bir küp, bir küre asili olup, çeşitli mimari mahalleri ihtiva edecekti.

Portrait of the artist
Portrait of the artist
The Sailor Self Portrait - 1911
The Sailor Self Portrait – 1911

Alexander Rodchenko

Picture9

KONSTRÜKTİVİZM  in en etkin temsilcilerinden biri olan Alexander Rodschenko, tipografi, montaj ve fotoğrafla tasarım yapma konusunda öncü olmuştur. Rodschenko sosyal görüşleri doğrultusunda, bireysel ifadeler yerine, geniş halk kitlelerine eğilip sorumluluk yüklenmek gerektiğine inanarak, 1921’de ressamlıktan vazgeçmiş ve tasarıma yönelmiştir.

žSanatın hangi görüş altında ortaya çıkarsa çıksın, burjuva değerlerini ve kapitalist sömürüyü ifade eden çağdışı bir uğraş olduğunu savunarak, Eylül 1921’de Moskova’da açılan 5.5=25 adlı sergide, saf kırmızı, saf mavi ve saf sarı renkten oluşan 3 tek renk tabloyu “Son Resim” başlığı altında sergileyerek, soyut sanatın öldüğünü ilan etmiştir. Bu tarihten sonra görsel imgeler elde etmek istediği zaman fotoğraf ve fotomontaja başvurmuştur.ž

žTasarımlarında güçlü geometrik konstrüksiyonlar, saf renklerden oluşan geniş alanlar ve özlü, okunaklı yazılar kullanan Rodschenko’nun ağır, siyah, serifsiz el yazıları, daha sonra Sovyetler Birliği’nde yaygın olarak kullanılan serifsiz harf karakterlerinin kaynağı olmuştur.

 “Dance. An Objectless Composition / Dans. Nesnesiz Bir Kompozisyon” 1915

“Dance. An Objectless Composition / Dans. Nesnesiz Bir Kompozisyon” 1915
Kompozisyon, 1918.
Kompozisyon, 1918.
 Leningrad Devlet Yayınevi için poster tasarımı, 1924
Leningrad Devlet Yayınevi için poster tasarımı, 1924
Dobrolet
Dobrolet

El Lissitzky

Picture14

žLissitzky,1917 Devrimi’ni insanlık için yeni bir başlangıç olarak görmüştür. Onun görüşüne göre komünizm ve sosyal mühendislik yeni bir düzen kuracak, teknoloji toplumun gereksinimlerini karşılayacak ve sanatçı/tasarımcı-kendini konstrüktör olarak adlandırmaktaydı-insanlığa daha verimli bir toplum ve çevre sağlamak için, sanatla teknolojiyi birleştirecekti. Bu idealizm, onun grafik tasarım üzerine artan ilgiyle eğilmesine neden olmuştur.

ž1920’de resimlediği “İki Karenin Öyküsü” adlı kitabının sayfalarında yer alan metnin, yerine göre yatay, yükselen veya düşen satırlar halinde düzenlenmiş olması ve bu düzenlemenin çizgilerle desteklenmesi, suprematist etkileri göstermektedir. Lissitzky’nin “Beyazları kırmızı kamayla vurun” adlı politik afişi de yenilikçi çalışmalarının en önemlilerinden biridir. Bu afişte suprematist tasarım elemanları politik sembollere dönüştürülerek, kırmızı ile Bolşevikler, beyazla Kerenski’nin karşı devrim güçleri tanımlanmıştır.

ž

Güneşe Karşı Zafer Dizisi
Güneşe Karşı Zafer Dizisi
Lenin Konuşma Kulesi Tasarımı
Lenin Konuşma Kulesi Tasarımı

ž 1920’lerin başında Sovyet hükümeti, yeni Rus sanatına resmi destek sağlamaya karar verince, uluslar arası bir dergi çıkararak kendi sanatını tanıtmak ve yaymak istedi. Editör olarak İlya Ehrenburg ve El Lissitzky, üç dilde yayınlanacak olan “nesne” dergisini çıkarma görevini üstlendiler. El Lisstzky ve Ehrenburg için sanat, yeni nesneler yaratmak demekti; genç, yaratıcı sanatçı ve tasarımcıların katkılarıyla bu dönemde Avrupa ve Rusya’da yeni kolektif ve uluslar arası bir üslup doğmaktaydı. Editörler bu düşüncelerin ışığında dergiye nesne adının verilmesini uygun buldular ve nesne dergisini farklı ulusların yeni sanat ve tasarım ürünlerinin buluşma noktası olarak ele aldılar.

 

 Naum Gabo

žRus heykeltıraş Naum Gabo, bu ortamın içinde yetişen bir sanatçıdır. 19. yüzyılda Rusya’da patronlar Batı’ya açılıp Fransa’da önemli sanatçıların atölyelerinden yapıtlar alırlar ve koleksiyon oluştururlar. 1906’da ‘Sonbahar Salonu’nda düzenlenen sergide İlkçağ’dan o döneme kadarki Rus Sanatı ziyarete açılır. Rus devrimiyle birlikte gelen karışıklık ortamında sanatçılar ön plana çıkar. Devrim, sanatçıları destekleyerek yenilikçi ve köklü değişiklikler getirir.

žNaum Gabo, çağdaşı Rus aydınlarıyla birlik içinde hareket eder. Yoğun bir sanat yaşamının olduğu Moskava’da, Malevich ve Tatlin etrafında toplanan avangard Ruslar yeni bir grup kurarlar. ‘Rus Konstrüktivistleri’ olarak anılan bu sanatçılar figüratif sanata inanmazken taklitten de uzak dururlar. Üç boyutlu çalışmalarında yeni teknik ve malzeme kullanımıyla hareketin gösterilmesi üzerine yoğunlaşırlar. Dördüncü boyut olarak zamanın da yer aldığı mekân konstrüksiyonları, dinamik uzay kompozisyonları, havayla ya da dokunmayla kımıldayan, biçim değiştiren, ses veren, renk ve ışık yansıtan mobiller yaparlar. Makine üretimi önemli bir ifade aracıdır. Mimar, sanatçı ve mühendis işbirliğiyle meydana getirilen çalışmalarda gelenekselden sıyrılma dikkat çeker.